Knowee
Questions
Features
Study Tools

Kontekst: bu konu anlatımı üzerine sınıf içi ve ev ödevlerini hangi Tür ve çeşitlerde ele alabiliriz örneklendir Lisem Üniversitem’dir Sonra Antakya Sultanîsi. İlk yıldan iki isim kalmış hafızam- da: Antuvan Efendi ile Lâmi Bey. Antuvan Efendi birkaç ter- cümesi basılmış bir Ermeni. Çiçeği burnunda bir kabiliyet Lâmi Bey de Satı Bey’in kurduğu ‘Dar-ül Muallimin-i Âliye’nin mezunlarından Ömer Hilmi gibi. Ama ona kıyasla daha akıllı, daha coşkun ve mesleğine yürekten bağlı. Garip bir metodu var. Kısaca tarihî veya mitolojik bir konu anlatı- yor, ‘Hadi yazın bakalım,’ diyor. Promete efsanesini ilk de- fa ondan dinlemiş ve şaşılacak bir hızla, yarı-manzum, ya- rı-mensur on beş sayfa karalamıştım. Lâmi Bey hayret etmiş ve numara yerine çok iltifatkâr bir-iki cümle kondurmuştu. Unutamadığım Ömer Hilmi, hikmetine akıl erdiremediğim nasihatler vermiş, şiirle uğraşmanın insanı felâkete sürük- leyeceğini anlatmağa kalkmıştı. Lâmi Bey ise, ilâhi bir mev- hibeden söz ediyor, ‘İlhâm, ilhâm,’ deyip duruyordu. Lâmi Bey’le dostluğumuz uzun sürmedi. bu konu anlatımı üzerine sınıf içi ve ev ödevlerini hangi Tür ve çeşitlerde ele alabiliriz örneklendir

Question

Kontekst: bu konu anlatımı üzerine sınıf içi ve ev ödevlerini hangi Tür ve çeşitlerde ele alabiliriz örneklendir

Lisem Üniversitem’dir Sonra Antakya Sultanîsi. İlk yıldan iki isim kalmış hafızam- da: Antuvan Efendi ile Lâmi Bey. Antuvan Efendi birkaç ter- cümesi basılmış bir Ermeni. Çiçeği burnunda bir kabiliyet Lâmi Bey de Satı Bey’in kurduğu ‘Dar-ül Muallimin-i Âliye’nin mezunlarından Ömer Hilmi gibi. Ama ona kıyasla daha akıllı, daha coşkun ve mesleğine yürekten bağlı. Garip bir metodu var. Kısaca tarihî veya mitolojik bir konu anlatı- yor, ‘Hadi yazın bakalım,’ diyor. Promete efsanesini ilk de- fa ondan dinlemiş ve şaşılacak bir hızla, yarı-manzum, ya- rı-mensur on beş sayfa karalamıştım. Lâmi Bey hayret etmiş ve numara yerine çok iltifatkâr bir-iki cümle kondurmuştu. Unutamadığım Ömer Hilmi, hikmetine akıl erdiremediğim nasihatler vermiş, şiirle uğraşmanın insanı felâkete sürük- leyeceğini anlatmağa kalkmıştı. Lâmi Bey ise, ilâhi bir mev- hibeden söz ediyor, ‘İlhâm, ilhâm,’ deyip duruyordu. Lâmi Bey’le dostluğumuz uzun sürmedi. bu konu anlatımı üzerine sınıf içi ve ev ödevlerini hangi Tür ve çeşitlerde ele alabiliriz örneklendir

...expand
🧐 Not the exact question you are looking for?Go ask a question

Solution

Bu metin üzerine çeşitli tür ve çeşitlerde ödevler düşünülebilir. İşte bazı örnekler:

  1. Edebi Analiz: Öğrencilerden metni edebi bir açıdan analiz etmelerini isteyebiliriz. Bu, metinde kullanılan dil ve üslup, karakterlerin tasviri, anlatıcının tonu ve metnin genel teması gibi unsurları içerebilir.

  2. Karakter Analizi: Öğrencilerden metinde bahsedilen Antuvan Efendi ve Lâmi Bey karakterlerinin detaylı bir analizini yapmalarını isteyebiliriz. Bu, karakterlerin kişilik özellikleri, motivasyonları ve metindeki rolleri üzerine bir inceleme olabilir.

  3. Yaratıcı Yazma: Öğrencilerden metinde bahsedilen olayları veya karakterleri kullanarak kendi hikayelerini yazmalarını isteyebiliriz. Bu, öğrencilerin yaratıcılıklarını kullanmalarını ve metni daha derin bir şekilde anlamalarını sağlar.

  4. Araştırma: Öğrencilerden metinde bahsedilen 'Dar-ül Muallimin-i Âliye' veya 'Promete efsanesi' gibi konular hakkında araştırma yapmalarını isteyebiliriz. Bu, öğrencilerin metindeki tarihi ve kültürel referansları daha iyi anlamalarına yardımcı olur.

  5. Tartışma: Sınıf içinde, metindeki fikirler ve temalar hakkında bir tartışma düzenleyebiliriz. Örneğin, Lâmi Bey'in 'ilham' hakkındaki düşünceleri veya Ömer Hilmi'nin şiirle uğraşmanın insanı felakete sürükleyeceği yönündeki uyarısı gibi konular üzerine tartışabiliriz.

This problem has been solved

Similar Questions

Kontekst: Yukarı da bulunan metin üzerinden tümdengelim ve tümevarım yaklaşımına yönelik uygulamalı bir anlatım sunusu hazırlayınız. Lisem Üniversitem’dir Sonra Antakya Sultanîsi. İlk yıldan iki isim kalmış hafızam- da: Antuvan Efendi ile Lâmi Bey. Antuvan Efendi birkaç ter- cümesi basılmış bir Ermeni. Çiçeği burnunda bir kabiliyet Lâmi Bey de Satı Bey’in kurduğu ‘Dar-ül Muallimin-i Âliye’nin mezunlarından Ömer Hilmi gibi. Ama ona kıyasla daha akıllı, daha coşkun ve mesleğine yürekten bağlı. Garip bir metodu var. Kısaca tarihî veya mitolojik bir konu anlatı- yor, ‘Hadi yazın bakalım,’ diyor. Promete efsanesini ilk de- fa ondan dinlemiş ve şaşılacak bir hızla, yarı-manzum, ya- rı-mensur on beş sayfa karalamıştım. Lâmi Bey hayret etmiş ve numara yerine çok iltifatkâr bir-iki cümle kondurmuştu. Unutamadığım Ömer Hilmi, hikmetine akıl erdiremediğim nasihatler vermiş, şiirle uğraşmanın insanı felâkete sürük- leyeceğini anlatmağa kalkmıştı. Lâmi Bey ise, ilâhi bir mev- hibeden söz ediyor, ‘İlhâm, ilhâm,’ deyip duruyordu. Lâmi Bey’le dostluğumuz uzun sürmedi. Yukarı da bulunan metin üzerinden tümdengelim ve tümevarım yaklaşımına yönelik uygulamalı bir anlatım sunusu hazırlayınız.

aşağıda bulunan metinde isimler, fiiler, zamanlar, zamirler, sıfatlar, zarflar, bağlaçlar ve edatlar üzerinden tümevarım ve tümdengelim yaklaşımlarına yönelik bir ders sunumu hazırla. Bu sunumda, her bir dilbilgisi unsuru için tümevarım ve tümdengelim örneklerini açıklayarak, bu iki çıkarım türünün nasıl kullanıldığını ve metindeki dilbilgisi unsurlarının nasıl anlamlandırıldığını göster. Talebe-Hoca Komedyasını Asilleştirmek Hayali “Koridorda bekleyen talebeler… ve yıllardır kafama tokmak gibi inen iki kelime: sınıf yok. Gidişler, gelişler. ‘Fuzulî Anfisi’ ve yarım saat sonra, hakkı olmayan bir koltuktan hakaretle kovulan insanların utancı içinde, sığınacak yer aramak…” (Jurnal, 27.11.1963) “… Sosyoloji dalındaki kurlarım… derbederlikten kurtuldum. Elifbayı bilmeyen çocuklara Cuvillier okutuyorum. Yalnız Cuvillier mi? Sınıf bir nevi tribün. Dinleyiciler bilmedikleri dilden vaaz dinleyen bir alay bedbaht.” (Jurnal, 31.12.1963) “Derslere henüz başlamadım, çünkü başlamamı istemiyorlar… Herkesi rahatsız ediyorum… Başka bir seyyareden gelmiş gibiyim ve nesli tükenmiş tufan öncesi bir ucube…” (Mektuplar, 20.11.1966) “… Geçen cuma Rönesans’ı anlattım. Bu hafta Durkheim’i anlatacağım. Talebem bir hayli çok.” (Mektuplar, 17.4.1967) “İki saat Machiavelli’yi anlattım dinleyicilere. Dinlediler mi? Kim kimi dinliyor ki?” (Mektuplar, 8.4.1967) “Ben, insan haysiyetine yakışmayan bu talebe-hoca komedyasını kudret ve kabiliyetim nispetinde asilleştirmek hayaline kapıldım. Örneğim yoktu. İrfanı, toprağı dişlerimle ve tırnaklarımla kazarak yedi kat yerin dibinden çıkarmıştım. Çölün kumlarında altın zerreleri arayan adam…” (Jurnal, 7.8.1963)

Aşağıdakilerden hangisinde kesme işareti yanlış kullanılmıştır?A.Onuncu Yıl Marşı’nı dinledik.B.Ahmet’ler törene katıldı.C.Çanakkale Şehitleri Anıtı’na çelenk konuldu.D.Galata Köprüsü’nün üzerinden geçtik.

Aşağıdakilerden hangisinde bir dil yanlışı vardır?A.Milli Eğitim eski bakanı okulumuza uğradı.B.Birkaç adam gördü.C.Birçok insan geldi.D.İş yerine hızlı, kaliteli ve sağlam bilgisayarlar alındı.

Aşağıdaki anlatım bozukluklarından hangisi iki olumsuz ekin bir arada kullanılmasından kaynaklanmıştır?A.Anlamazlıktan gelmek, sitem edenlere en güzel cevaptır.B.Karşısında iken bile onu görmemezlikten gelirdi.C.Beni duymayan arkadaşlar lütfen ellerini kaldırsın.D.Annesinin verdiği cevabı duymazlıktan gelemedi

1/3

Upgrade your grade with Knowee

Get personalized homework help. Review tough concepts in more detail, or go deeper into your topic by exploring other relevant questions.